.
• 1/4/2008 - FIKRALAR -4-
|
MASAL KİTABI:
A damın biri kitapçıya girer, tezgahtara; "Evin reisi erkektir" adlı kitap varmı ? diye sorar tezgahtar cevap verir; "Maalesef beyefendi burada masal kitabı satmıyoruz."
BUSH'UN PULU:
Başkan Bush'un yeni talimatı: - Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak. Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor. Başkan Bush küplere binmiş ve yetkilileri çağırıp sormuş; - Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi? - Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş; - Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun arka yüzüne değil de ön yüzüne tükürmesi efendim..."
BUNDAN ÇOK VAR:
bir kayserili, bir çorumlu, bir ankaralı trende giderken kayserili kalkmış bir top pastırmayı trenden aşağı atmış. ula napıyosun pastırma atılırmı? demişler.
K ayserili;
-bizim orda bundan çok demiş. bunun üstüne Çorumlu kalkmış bir sepet leblebiyi trenden aşağı atmış. ula sen ne yaptin leblebi atılırmı demişler. çorumlu;
-bizim orda bundan çok demiş. bizim Ankaralı düşünmüş ben ne atsam diye; kalkmış çorumluyu tuttuğu gibi trenden aşağı atmış. ula naptın adamı niye attın; Ankaralı; kendinden emin
- bizim orda da bundan çok var .demiş
10:
Kar ı-koca tatil günü evde televizyon seyretmekten sıkılmış, yatak odasına geçmeye karar vermişler.... Ama ne mümkün.....7 yaşındaki oğlan evde..... Oğlum, hadi biraz sokağa çık, gez, oyna! Ihhhhh. Israr faydasız. Afacanın sokakta gözü yok. - Öyleyse, diyor baba, annenle ben odamıza geçelim, sen de balkona. Etrafta neler olup bitiyor, yüksek sesle bize rapor et ! Oğlan biraz mızıklanmakla birlikte çaresiz balkona geçiyor. Bizimkiler de yatağa.Ve afacan canlı yayına başlıyor: - Şu an bizim sitenin otoparkına yabancı bir araç park etti. Şimdi de aygaz arabası sokağa giriş yaptı. Yaşlı bir kadın markete giriyor...... Kısa bir sessizlik...Ve rapora devam: - Yan komşumuz Ahmet Bey amcayla karısı Necla teyze yatak odasında sevişiyorlar. Yataktakiler şok vaziyette. Baba sesleniyor: - Oğlum, nereden çıkardın şimdi bunu ? - Hiçç. Küçük kızları Ayşe balkonda dikiliyor da.
SENDEN HIZLI KOŞSAM YETER:
Bir Amerikali ile Japon safari'ye çıkmışlar. Her ikisi de son teknolojik silahları da birbirlerine nazire yapmak için yanlarına almışlar. Derken uzakta bir aslan görünmüş. Amerikalı lazer tüfeğini doğrultmuş ve aslana ateş etmiş. Ama karavana. Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfeğini doğrultup ateş etmiş. Fakat o da karavana. Aslan bizimkileri farkedince üzerlerine doğru gelmeye başlamış. Amerikalı bir yudum viski içip acı sonu beklemeye başlamış. Japon hemen botlarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymeye başlamış. Amerikalı sormuş : -Ne o, aslandan hızlı mı koşacaksın ? -Yoo, senden hızlı koşsam yeter.
BENİ KİM DÖVÜYOR:
Rakibiden dayak yine boksöre, antrenörü habire `Çok iyi gidiyorsun. Adam sana hiç vuramadı. Yakında onu düşüreceksin´ deyip duruyormuş. Maçın ilerleyen raundlarının birinde boksör dayanamayıp sormuş antrenörüne: `Ben rakibimi dövüyorsam, beni kim dövüyor?´
PRENSİBİMDİR:
Memur işe girmiş. Ay başında maaşını alınca bir de ne görsün zarfta 100 milyon fazla var. Sesini çıkarmamış, parayı bir güzel harcamış. Bir sonraki ay gelince bu seferde zarfta 50 milyon eksik çıkmış. Memur köpürmüş: - Maaşım 50 milyon eksik böyle hatayı kabul etmem, diye bağırınca - Peki 100 milyon fazla aldığın zaman niye sesini çıkarmadın, diye sormuşlar. - Prensibimdir ilk hatayı affederim
BİL BAKALIM:
Şakacı pilot iniş yaparken, kuleye her seferinde "bilin bakalım ben kimim?" der. Kuledekiler çok sinir olur. Bir gece pilot yine: "Bilin bakalım ben kimim?" der. Kuledekilerde ışıkları söndürür. "Bil bakalım pist nerde?"
12:
Bir sarışının para sıkıntısı varmış. Çaresiz, bir çocuk kaçırıp fidye istemeye karar vermiş. Parkta bir çocuğu yakalayıp; - ''seni kaçırıyorum'' demiş ve bir fidye notu yazmış; - ''Çocuğunuzu kaçırdım, onu tekrar görmek istiyorsanız, bir kesekağıdına 10 bin dolar koyup oyun parkının kuzey tarafındaki kayın ağacının kovuğuna bırakın''. İmza: Bir sarışın. Sonra da, yazdığı notu bir iğne ile çocuğun sırtına iliştirdikten sonra; - ''git bu notu anne babana göster'' diyerek çocuğu evine yollamış. Ertesi gün sarışın parka gidip, ağacın kovuğuna bakmış, gerçekten'de bir kese kağıdı ve içinde de 10 bin dolar var. Bir de not; - ''Teessüf ederim. Bir sarışın, böyle bir şeyi başka bir sarışının oğluna nasıl yapar?''...
13:
Frans ız erkeğine sormuslar: 'Kadının elini niye öpersiniz?' diye. Fransız cevaplamış: ' Kadına saygı duyarım. Erkek ile bir bütünü tamamlar.' Alman erkeğine sormuşlar: 'Kadının elini niye öpersiniz?' Alman cevaplamış: 'Kadın kutsaldır. Hayatın devamını sağlar, doğurur.' Türk erkeğine sormuşlar. 'Kadının elini niye öpersiniz?' Türk erkeği cevaplamış: ' Bir yerden başlamak lazım! '
14:
İngiliz, Alman ve Amerikalı üç doktor ülkelerinin başarıları hakkında birbirleriyle iddialaşmaya başlamışlar! İngiliz doktor ilk sözü almış ve başlamış yaptıklarını saymaya!! İngiliz doktor demiş ki: ´´Tıp bilimi bizde öyle ilerledi ki, biz bir adamın beynini alırız ve başkasına koyarız ve onu altı haftada iş arayacak hale getiririz´´ Bunun üzerine Alman doktor başlamış konuşmaya: ´´Bu hiç bir şey değil; biz bir adamın beynini çıkarırız ve başkasına koyarız ve onu dört haftada savaşa hazır hale getiririz. İkisini dinleyen Amerikalı doktora sıra gelmiş ve demiş ki:´´Beyler; siz çok geridesiniz. Biz de bu iş o kadar ilerledi ki; biz Teksas´tan inek çobanı bir beyinsizi aldık ve kısa sürede beyaz saraya koyduk. Şimdi ülkenin yarısı iş arıyor, yarısı da savaşa hazırlanıyor.

|
Bağlantı
|
• 1/4/2008 - FIKRALAR -3-
|
5:
Adam barda gördüğü güzel bayanla konuşmanın yollarını arıyordu. Sonunda cesaretini toplayarak kıza yaklaştı ve, - "Biraz konuşabilir miyiz, acaba?" dedi. Kız birden haykırdı: - "Terbiyesiz! Ben senin bildiğin kızlardan değilim!" Adam utancından yerin dibine girmişti. Herkes ona bakıyordu. Gitti ve masasına oturdu. Bir süre sonra kız ona yaklaştı. Gülümseyerek, - "Az önceki olay için özür dilerim. Ben psikoloji öğrencisiyim ve utandırıcı durumlarda insanların nasıl davrandiklarını inceliyordum..." dedi... Adam avaz avaz bağırarak cevap verdi: - "Nee? Gecesi 200 dolar mı? Deli misin sen?"
8:
Temel ve ailesi, Boğaz köprüsünden geçerken bir trafik polisi onları çevirir. Polis: "Tebrik ederiz! Şu ânâ dek buradan yüzlerce araba geçti ama emniyet kemerini takan tek kişi sizsiniz. Bu yüzden size 100 milyarlık ödülünüzü takdim etmek istiyorum. Bir sakıncası yoksa sorabilir miyim ödülü aldığınızda ilk işiniz ne almak olacak?" Temel:"Ehliyet." Fadime: "Haçan memur bey, siz bunun söylediğine bakmayın, fazla alkol alınca böyle sapıtiyy..." Arka koltukta oturan dedeleri: "Temel evladım ben demedim mu çaldığın arabayla yola çıkmayalım deyyiii?" Bagaj kapısı açılır, Temel'in oğlu: "Uyyy! Baba daha sınırı geçemedik mi ula?"
YILAN TEMEL:
Yılan Temel, arkadaşı yılana sormuş: -Haçan, biz zehirli yilan miyuk? -Heee, n'oldu ki? -Dilimi ısırdum da...
KİMİNLE EVLİ:
Mahkemede hakim, Temel'e sormuş: - Kiminle evlisin? - Bizum kariylan! Hakim sinirlenmiş: - E, herhalde, sen hiç erkekle evlenen duydun mu? - Duydum tabi, nasil duymadum!.. - Kimmiş? - Bizum kari.
5 YIL ÖNCE:
Küçük Temel’e müfettiş sorar. - Kaç yaşındasın Temel? Temel duraksamadan yanıtlar: - On yaşındayım öğretmenin. - Peki beş yıl önce kaç yaşındaydın Temel? - Aradan çok yıl geçmiş öğretmenim, nereden bileceğim beş yıl öncesini!..
8:
Genç iş adamı, uçağa binmek üzere havaalanına gelir ve bilet kontrolü yapılan masaya giderek, elindeki valizleri teslim eder. Görevliye biletini verirken ekler: -"Biletimden göreceğiniz gibi New York’a gidiyorum. Ancak, verdiğim yeşil valizin Londra’ya, mavi olanın da Paris’e gitmesini istiyorum." Görevli kız şaşkınlıkla cevap verir: "Özür dilerim, ancak bunu yapmamız mümkün değil efendim." Bunun üzerine genç adam gülümser: -"Bunu duyduğuma çok sevindim. Geçen sene yapmıştınız da!"
AJAN ADAYI: Amerikada FBI için ajan seçimi yapılacaktır.Başvuruda bulunanlardan istenilen ilk şart eşlerini verilen silahla öldürmeleriydi.İlk aday olan ingiliz eline verilen silahı geri çevirerek ben karıma kıyamam der ve içeride bulunan karısınıda alıp evine geri döner.İkinci olarak içeriye Amerikalı bir zenci gelir oda uzun süre düşündükten sonra bunu yapamam der ve silahı iade eder.İçeri en son olarak Temel gelir.Temele de aynı teklifte bulunulur;yani karısını öldürmesi istenmektedir.Temel biraz düşündükten sonra bu teklifi kabul eder ve içeriye gider.Bir kaç el silah sesinden sonra aniden bir cam sesi gelir.İçeriye giren ajanlar kırık camın yanındaki Temele yönelip Şaşkın bir şekilde sorarlar ne oldu diye?
Temel: -Verdiğiniz silah kurusıkı çıktı,ben de bizim kariyi 20.kattan aşağıya attim.
ÜSTÜNE BASMIŞ: Temel,üstü başı ıslak halde kahveye girmiş.Arkadaşları sormuşlar: -Ne o Temel,dışarıda yağmur mu yağıyor :?: -Hayır :!: -O halde niye ıslandın :?: -Sigara içtum,denize attum.İyice sönsün diye de üstüne bastum
UÇAK
Temel,uçakla Ankara'dan İstanbul'a uçuyormuş.Uçağın motoru bozulmuş ve hızla düşüyormuş.Temel'in yanındak ı adam korkuyla bağırmış: -Eyvah ! Uçak düşüyor.Ne yapacağız ? Temel,sakin bir biçimde yanıt vermiş: -Ne telaşlaniyisun gardaşum ? Düşen uçak babanun mali mi
GEMİ....
Temel ve oğlu,televizyondaki haberleri dinliyorlarmış.Spiker,bir geminin karaya oturduğunu söyleyince oğlu,temel'e sormuş. -Gemi neden karaya oturayi baba ? Temel,bir parça düşünmüş ve şöyle yanıt vermiş: -Koskoca geminun sandalyeye oturacak hali yoktur ya uşağum.
9:
Bir Karadenizli, bir Kayserili ve bir Diyarbakırlı aynı trafik kazasında ölmüş. Cenazeleri kaldırılmış. İki-üç gün geçmiş, bir de bakmışlar ki Karadenizli, çıkmış mezardan, üstünü silkeleyerek geliyor. Önce büyük bir panik yaşanmış haliyle, sonra bakmışlar bayağı kanlı canlı, cesaret edip yanına yanaşmış ve merakla sormuşlar: - Yahu sen öteki dünyadan nasıl geri döndün? Anlatmış: - Öte tarafta da işler buradaki gibi yürüyormuş meğer, rüşvet, haksızlık, yolsuzluk... Geri göndermek için 5 bin dolar istediler, bastım parayı geri geldim. - Eee, diğer iki arkadaş niye gelmedi? - Vallahi ben gelirken, Kayserili hâlâ "3.500 dolara olmaz mı, yap bir indirim de ayağımız alışsın!' diye pazarlık ediyordu. - Ya Diyarbakırlı? - O da 'Ben vermem, Devlet versin!' diye inat ediyordu.

|
Bağlantı
|
|